Tat alamıyorsun onsuz içtiğin çaydan. Eskiden dans ettiğin müzikleri dinleyemiyorsun, fazla neşeli geliyor sana. Çünkü gidebileceğini bilmiyorsun.
Ne kadar sevebilir insan kendinden başka birini? Ya da ne kadar fedakarlık yapabilir, kendine yapılmasını istediğinden daha fazla olabilir mi? Haydi kandıralım kendimizi, ‘evet’ diye cevap verelim tüm sorulara. Korkuyorsun, biliyorum. Onsuz olmak, onsuz kalmak istemiyorsun. Dedim ya gidebileceğini bilmiyorsun, bundan bir haber yaşıyorsun. Bağladın kendini ona, onsuz yapamam sanıyorsun. Olsun..
Gözlerin açılacak yarın. O çoktan gitmiş, sen çoktan bitmiş olacaksın. Uyuyamayacaksın, ağlayacaksın, hayat dar gelecek sana; can çekişecek, çırpınacaksın. Sonra biraz zaman geçecek aradan, onsuzluk sancıların durulacak. Ama bu sefer de ‘ben düşüyorum o kaldırmıyor’ diye kıvranacaksın. Ardından gelmeyeceğini anlayacak; kahrolacaksın.
Biraz daha zaman geçecek aradan, eski salaş halini az da olsa toparlayacaksın, ayağa kalkacaksın. Akmasa da damlayacak, durulacaksın. Eski resimlerinize bakmak için cesaret toplayacak, bakacak ve tekrar yıkılacaksın. Onu hatırlatan şeyleri gördükçe isyan edecek ama daha az ağlayacaksın. Sosyalleşmeye başlayacaksın hafif hafif, kendini insanlara yeniden kazandıracaksın.
Aradan aylar, belki yıllar geçmiş olacak. Kalbinde hala acısını taşıyor olacaksın ama ciğerin alev alev yanmayacak. Bir sabah uyanacak, kahvaltıya oturacaksın. Hiçbir neden yokken, O’nu düşünmezken bir bakmışsın ruhun artık onu istemiyor. İşte o zaman gidebileceğini anlayacaksın.
Sevgi bitince bitmiyor hiçbir şey. Sadece insan gidebileceğini anlıyor ve gidiyor.
-Gidebileceğimi Anladığımda Gittim.